ZAMAN

5/10/2009 ·

Küçük bir masalım vardı benim eskiden içinde misketler olan, elma şekeri olan ve kağıt helvalarla süslenmiş. Bu masalın kahramanları dizleri yara içinde oradan oraya koşan çocuklardı. Üç korner bir penaltı ediyordu bu masalda. Annelerin balkondan bağırışlarını duymamak için kukalı saklambaç oynarken mahalleden en uzağa saklanılırdı. Pentium diye bir şey yoktu sözlüklerde, tetris küfür müydü acaba. Pazardan alınan telli arabaya kara şimşek adı verilirdi, elişi kağıtlarıyla süslenirdi gelin gibi. Bu masaldaki çocuklar birlikte okula giderdi ve birlikte dönerdi patlak bir topu  birbirine atarak. Kızların bebeklerine diktikleri elbiselerle dalga geçilirdi, garip yaratıklardı şu kızlar canım.  Chat diye bir şey yoktu, abilerin telsizlerle arkadaş araması dikkatle izlenirdi.

Mahallenin boş arsalarına bir bir yapılan evlerden herkes nefret ederdi bu masalda. Ama o evler bitip de yeni dostlar gelince mahalleye yine sevinç kaplardı gözleri:artık uçurtmalar daha kalabalıktı çünkü gökyüzünde. Duvar üstünde yapılan sohbetlerin tadını hiç bir şey veremezdi. Büyümek isterdi bu masalın kahramanları hemen büyümek ulaşacaklarmış gibi yıldızlara. Zaman akıp da gökten üç elmanın düşmediğini gören masalımın kahramanlarını bir hüzün kaplamış. Büyümek o kadar iyi bir şey değilmiymiş ne. Sorunlar artıyormuş meğerse.

Dönüp şimdiki çocuklara bakınca iyice bir hüzenlenir olmuş dünkü çocuklar. Ellişer daireli apartmanlarda hiç kimseyi tanıyamadan gününü bilgisayar başında geçiren minik eller...Okula servisler götürürmüş onları, akşamda şoför alırmış. Bilmezlermiş hiç komşu amcanın bahçesinden elma çalarken yaşanan ölümcül heyecanı. Markaları savaştırırken hiç öğrenmemişler alçak gönüllü olmayı.

Bir zamanlar lavuk denilen insanlara karizmatik demeye başlamış masalımızın yeni kahramanları. Sevgi olmuş demode, aşk zaten yıllar önce can vermiş. Sahte sevgi sözcükleri çok rahat söylenir olmuş. Fotosentezin had safhasında yaşanırken hayatlar herkes memnunmuş halinden, şikayet etmek silinmiş sözlüklerden.

Kırmak maharet olmuş her şeyi ama herşeyi. Babalar artık çocuklarına çalmayı öğretir olmuşlar adeta. Çocuklar babalarının yaptığı işi bilmez olmuşlar. 

O günlerden bugüne gelmiş bir yaşlı çocuk bunlara bakıp derin bir iç geçirmiş, bir sigara yakmış ve uzaklara bakarken gözünden bir damla yaş süzülüvermiş yanağından aşağı. Bu masal burada bitmemiş tabi ki zaten elma falan da düşmüyormuş artık gökten. 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır